
Boşanma kararıyla birlikte hükmedilen nafaka, koşullar değiştiğinde sonsuza kadar aynı şekilde devam etmek zorunda değildir. Türk Medeni Kanunu, hem yoksulluk nafakasının hem de çocuklar için ödenen iştirak nafakasının belirli şartlarda kaldırılmasına veya indirilmesine imkan tanır.
Yoksulluk nafakasının kaldırılması
Yoksulluk nafakası, nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi ile kendiliğinden sona erer; bu durumda ayrıca dava açmaya gerek kalmaz, ancak ödemelerin durdurulması için icra dosyasına bildirim yapılması gerekir. Nafaka alan taraf evlenmeden fiilen evli gibi yaşıyorsa, yoksulluğu ortadan kalkmışsa ya da haysiyetsiz bir hayat sürüyorsa, nafaka yükümlüsü nafakanın kaldırılması davası açabilir. Nafaka alanın düzenli ve yeterli bir gelire kavuşması, miras yoluyla mal edinmesi gibi durumlar yoksulluğun sona erdiğinin göstergesidir.
Nafakanın indirilmesi
Nafaka yükümlüsünün gelirinin azalması, işini kaybetmesi, sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz hale gelmesi veya yeni bir evlilik ve çocuk nedeniyle giderlerinin artması halinde, kaldırma yerine nafakanın indirilmesi talep edilebilir. Mahkeme, tarafların güncel ekonomik durumunu karşılaştırarak hakkaniyete uygun bir tutar belirler.
İştirak nafakası
Çocuk için ödenen iştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kural olarak sona erer. Ancak eğitimi devam eden ergin çocuk, yardım nafakası talep edebilir. Velayetin değişmesi halinde iştirak nafakası da yeniden düzenlenir.
Dava nasıl açılır?
Dava, nafaka alacaklısının yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açılır. Dilekçede kaldırma veya indirme sebebi somut olarak belirtilmeli; gelir belgeleri, SGK kayıtları, tanık listesi ve sosyal medya kayıtları gibi deliller eklenmelidir. Dava süresince ödemelerin durdurulması için mahkemeden tedbir istenebilir; aksi halde nafaka borcu birikmeye devam eder ve icra takibine konu olabilir.
Nafakanın kaldırılması, indirilmesi veya artırılması talepleriyle ilgili sorularınız için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.